İnsan bazen iyiliğiyle yanılır. Bazen samimiyetiyle yorulur.
Bir Adım Fazla, Bir Mesafe Eksik
İnsan bazen iyiliğiyle yanılır.
Bazen samimiyetiyle yorulur.
Bazen de değer verdiklerine, kendi değerinden fazla pay verir.
Çevrendeki insanlar susacağı yeri bilmiyorsa…
Konuşurken sınır tanımıyorsa…
Durması gereken yerde duramıyorsa…
Sorun sadece onlar değildir.
Belki de sen, olması gerekenden bir adım fazla yaklaşmışsındır.
İnsan ilişkileri mesafe ister.
Tıpkı ateş gibi…
Çok uzakta kalırsan ısınamazsın,
Çok yaklaşırsan yanarsın.
Bizim en büyük hatamız ne biliyor musunuz?
Samimiyeti sınırsızlık sanmak.
İyi niyeti sınırsız erişim hakkı vermek.
Kapıyı açınca evi teslim etmek.
Oysa herkes bulunduğu yerin kıymetini bilmeli.
Her dostluk, her akrabalık, her siyasi ya da sosyal ilişki bir edep terazisinde durmalı.
Haddini bilmeyen, çoğu zaman haddinden fazla yüz bulmuş olandır.
Susmayı bilmeyen, fazla konuşturulmuştur.
Sınırı aşan, sınır çizilmediği için aşmıştır.
Ve en acısı; saygısızlık yapan, saygıyı mecburiyet zannetmiştir.
Biraz geri çekilmek yenilmek değildir.
Aksine kendini hatırlamaktır.
Kim olduğunu, nerede durduğunu, neyi hak ettiğini yeniden görmek demektir.
Unutmayın…
Geri adım atmak her zaman kaybetmek değildir.
Bazen bir adım geri, karşındakine yerini gösterir.
Bazen sessiz bir mesafe, en gür cümleden daha etkilidir.
İnsanlara değer verin ama değerinizden eksilterek değil.
Yanınızda dursunlar ama omzunuza basarak değil.
Konuşsunlar ama sizi ezerek değil.
Çünkü herkes bulunduğu yeri, o yerin sahibinin çizdiği sınır kadar bilir.
Ve bazen en güçlü duruş,
Bir adım geri çekilip dimdik kalabilmektir.