Tilki ormanda dolaşırken bir ağacın dalında asılı bir geyik budu görür. Açtır ama şüphelenir.

Yaklaşır, inceler ve bunun bir tuzak olduğunu fark eder. Geyik budu bir iple bombaya bağlıdır. Hemen uzaklaşır, kendine güvenli bir yer bulur ve uzanıp beklemeye başlar.
Bir süre sonra kurt gelir. Gözü budu görür, sonra tilkiyi fark eder.
“Ne yapıyorsun dostum?” diye sorar.
Tilki sakin bir şekilde cevap verir: “Hiç… yatıyorum.”
Kurt şaşırır: “Burada bir but var.” “Evet var.” “Peki neden yemedin?”
Tilki gözünü bile kırpmadan cevap verir: “Bugün orucum.”
Kurt kendinden emin bir şekilde: “O zaman ben yiyeyim.”
Tilki hafifçe gülümser: “Buyur, afiyet olsun.”
Kurt budu almak için uzanır uzanmaz büyük bir patlama olur. Ortalık toz duman… Kurt ağır yaralı bir şekilde metrelerce uzağa savrulur. Tilki ise sakince kalkar, gider ve budu yemeye başlar.
Bunu gören kurt son bir güçle bağırır: “Ulan hani oruçtun!”
Tilki pişkin bir şekilde cevap verir: “Az önce top patladı, duymadın mı?”
İşte mesele tam da burada başlıyor…
Bu hikâye bir masal değil, bugünün gerçeğidir. Ormandaki tilki ile meydanlardaki bazı akıllar arasında pek fark yok. Aç kalmazlar ama riske de girmezler. Önce bakar, ölçer, tartar… Sonra kendini garantiye alır.
Ama asıl mesele şu: Kendini korurken başkasını ateşe atmaktan hiç çekinmezler.
“Bugün orucum” diyen tilki aslında aç değildir; sadece riskten kaçıyordur. İnancı, değeri, sözü bir kalkan gibi kullanır. Ama o kalkanın arkasında bambaşka bir hesap vardır.
Kurt ise saf değildir belki, ama acelecidir. Sorgulamaz, düşünmez. Gördüğüne inanır. İşte tam da bu yüzden bedeli o öder.
Bugün de öyle değil mi?
Birileri sürekli sabırdan, fedakârlıktan, değerlerden bahsederken; en büyük hesabı gizlice yapanlar yine onlar oluyor. Risk halka, kazanç kendilerine kalıyor.
Ve en acısı şu: Bu düzen artık kimseyi şaşırtmıyor.
Tilkiler pişkin… Kurtlar yaralı… Ve orman sessiz.
Ama unutulmaması gereken bir şey var:
Her “orucum” diyene inanma. Her sakin durana güvenme. Ve her sofranın arkasında bir hesap olabileceğini asla unutma.
Çünkü bazıları gerçekten oruç tutar… Bazıları ise sadece sırasını bekler.