Hayat, düz bir yol değil. Ne kadar doğru yürürsen yürü, karşına hep bir terslik çıkar. İşte o terslik, aslında senin kim olduğunu sana hatırlatmak için vardır.
Derler ya: “Her şey zıttı ile imtihan edilir.”
Bu bir söz değil, hayatın ta kendisidir.
Cesursan, korkaklarla sınanırsın.
Çünkü cesaretin değeri, korkunun kol gezdiği yerde anlaşılır. Herkesin sustuğu yerde konuşabiliyorsan, işte orada cesursundur.
Merhametliysen, zalimlerle karşılaşırsın.
Çünkü merhamet, acımasızlığın gölgesinde büyür. Herkes taş kesilmişken sen yumuşak kalabiliyorsan, insanlığını kaybetmemişsindir.
Sadıksan, vefasızlarla yürürsün bir süre.
Çünkü sadakat, terk edilince anlam kazanır. Yanında kalanlar değil, senden gidenler öğretir sana kim olduğunu.
Fedakârsan, nankörlere denk gelirsin.
Çünkü fedakârlık, kıymet bilenle değil, kıymet bilmeyenle sınanır. Verdiklerin unutulsa da senin karakterin unutulmaz.
İyi niyetliysen, suistimal edilirsin.
Ama şunu unutma: Kötülük sana bulaşmıyorsa, bu senin zayıflığın değil, asalettir.
Bu dünya, iyi insanların rahat ettiği bir yer olmadı hiçbir zaman.
Ama iyi insanların iz bıraktığı bir yer oldu.
Bugün bazıları güçle büyür, bazıları korkuyla hükmeder, bazıları çıkarla yaşar. Ama karakter dediğin şey; yalnız kaldığında bile değişmeyendir.
Sen doğru kal.
Bırak karşılaştığın insanlar yanlış olsun.
Çünkü günün sonunda herkes yaptığını taşır,
ama sen kim olduğunu taşırsın.
Ve inan…
İnsan, en çok zıttıyla sınandığında kendisi olur.