Bu kare, aslında tek bir anı değil; bir yönetim anlayışını anlatıyor. Takım elbisesiyle sahada, ayağında top… Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, sadece bir vuruş yapmıyor; “ben bu şehrin içindeyim” mesajı veriyor.

Makamdan değil, sahadan konuşan bir duruş bu. Protokolden değil, halkın arasından gelen bir samimiyet. Şanlıurfa yıllarca yöneticilerini uzaktan izledi. Kimi zaman kürsülerden, kimi zaman kalın duvarların arkasından… Ama Gülpınar’ın fotoğrafı başka bir hikâye söylüyor. O hikâyede mesafe yok, kibir yok. O hikâyede beraberlik var. Aynı sahada olmak, aynı topa bakmak, aynı hedefe yürümek var. Bu karedeki top, aslında Urfa’nın kendisi. Zor bir top… Kontrol ister, emek ister, sabır ister. Rastgele vurursanız auta gider. Ama doğru yerden, doğru zamanda vurursanız gol olur. Şanlıurfa da tam olarak böyle bir şehir. Ve bu şehri yönetmek, masa başında değil; sahada olmayı gerektirir. Mehmet Kasım Gülpınar’ın farkı da burada başlıyor. Ortak aklı savunması, herkesi dinlemesi, şehri “ben” diliyle değil “biz” diliyle yönetmesi tesadüf değil. Bu fotoğraf, o anlayışın görsel karşılığıdır. Şanlıurfa artık sadece izleyen değil; oyunun içinde olan bir şehir olmak istiyor. Tribünde bekleyen değil, sahaya çıkan bir şehir… Ve belli ki bu şehir, sahaya çıkan bir başkanla yol yürüyor. Bazen bin kelime yetmez… Bir fotoğraf konuşur. Bu fotoğraf da şunu söylüyor: “Şanlıurfa sahada ve oyunu ciddiye alıyor.”