Meclis on günlük tatile girince milletvekilleri de soluğu seçim bölgelerinde aldı. Kimisi fotoğraf paylaşır, kimisi makam odalarında poz verir, kimisi de sokağa iner, vatandaşın derdini dinler.
Benim için bir milletvekilinin değeri Ankara'nın gösterişli koridorlarında çektirdiği fotoğraflarla ölçülmez. Önemli olan; çarşıda, pazarda, köyde, mahallede vatandaşın elini sıkması, derdi olana kapısını açmasıdır. Çünkü siyasetin gerçek sınavı sahadır.
İşte AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı da bu yönüyle dikkat çeken isimlerden biridir. Bana göre Sayın Yazmacı, vatandaşla arasına mesafe koymayan, sahayı ihmal etmeyen ve ulaşılabilir siyaset anlayışını benimseyen milletvekillerinden biridir... Vatandaşın derdini dinler, çözüm için ilgili kurumların kapısını çalar. İşte siyaset dediğin de budur.
Ama ne yazık ki memlekette bir kesim var ki yapılanı görmek yerine, açık aramayı marifet sanıyor. Kendini gazeteci zanneden bazı çok bilmişler de yine "vur abalıya" misali Sayın Yazmacı'yı hedef almaya başlamış.
Sebep ne?
Şanlıurfa-Almanya uçuşları...
Oysa Sayın Yazmacı'nın yaptığı paylaşımı dikkatlice okuyan herkes gerçeği görür. Paylaşımında aynen şu ifadeyi kullanıyor:
"AJET ile yaptığımız görüşmeler sonucunda, 2025 yaz döneminde Şanlıurfa-Almanya hattında bir planlama yapılması sözünü aldık."
Dikkat edin...
"Seferler başladı." demiyor.
"Kesinleşti." demiyor.
"Sözünü aldık." diyor.
Yani ortada verilen bir mücadele, yürütülen bir girişim ve takip edilen bir süreç var. Bunu çarpıtıp sanki vatandaşı yanıltmış gibi göstermeye çalışmak, en hafif ifadeyle iyi niyetli değildir.
Üstelik bu mesele sadece Cevahir Asuman Yazmacı'nın değil, Şanlıurfa milletvekillerinin hep birlikte takip ettiği önemli bir konudur. Böyle büyük yatırımlar ve uluslararası uçuşlar bir günde olmaz. Sabır ister, takip ister, emek ister.
Eleştiri elbette olacaktır. Ama eleştirinin de vicdanı olur, ahlakı olur. Gerçekleri eğip bükerek siyaset yapmak da gazetecilik yapmak da kimseye bir fayda sağlamaz.
Eskilerin güzel bir sözü vardır: "Yel kayadan ne alır? Sadece tozunu."
İnsanlar gelip geçer, dedikodular unutulur ama samimiyetle yapılan hizmet hafızalarda kalır. Bugün önemli olan laf üretmek değil, taş üstüne taş koymaktır.
Şanlıurfa'nın da tam olarak buna ihtiyacı var. Çünkü bu şehir, emeği unutmayan, samimiyeti büyüten, hizmeti baş tacı eden güzel insanların şehridir. İnşallah Urfa için atılan her doğru adım, bu kadim kentin yarınlarını daha da güzelleştirir; gönülden yapılan her hizmet de bu topraklarda umut, huzur ve bereket olarak karşılık bulur...

https://x.com/CYAZMAC/status/1826258677818409388
https://x.com/CYAZMAC/status/1793286541143310377
https://x.com/CYAZMAC/status/1805985850603311538
https://x.com/sanliurfasanli/status/2074909109347053849?s=48

Saygılarımla...