Bir toplumun gerçek gücü ne ekonomisiyle ne de teknolojisiyle ölçülür. Asıl güç, adalet duygusunun ne kadar güçlü olduğuyla ilgilidir. Çünkü adaletin olmadığı yerde huzur olmaz, güven olmaz, birlik olmaz.
Dost Parti Genel Başkanı Rıdvan Eşin’in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım da tam olarak bu noktaya temas ediyor. “Allah Adildir, adil olanı sever.” diyerek başladığı mesajında, adaletin ekmekten ve sudan bile kıymetli olduğunu ifade ediyor. Bu cümle, aslında üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir tespittir.
Bugün toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; öfkeyi değil sağduyuyu, ayrışmayı değil birlikteliği, önyargıyı değil vicdanı öne çıkarabilmektir. Bir insana, bir topluluğa ya da bir düşünceye kızabiliriz. Ancak öfkenin adalet duygusunun önüne geçmesine izin verdiğimiz an, sadece karşımızdakine değil, aslında kendimize de haksızlık yapmış oluruz.
Rıdvan Eşin’in siyaset anlayışında sıkça karşılaşılan kavramlar; vicdan, merhamet, hakkaniyet ve insan onurudur. Elbette her siyasetçinin fikirleri tartışılabilir, eleştirilebilir. Ancak toplumun ortak değerlerine yapılan vurgu, siyasi rekabetin ötesinde değerlendirilmesi gereken bir yaklaşımı da ortaya koyuyor.
Siyasetin sert dili zaman zaman insanları birbirinden uzaklaştırabiliyor. Oysa insanlar artık kavga değil çözüm, kutuplaşma değil kucaklaşma görmek istiyor. Belki de bu yüzden adalet ve merhamet üzerine kurulan her cümle, toplumda daha fazla karşılık buluyor.
Sonuç olarak adalet, yalnızca mahkeme salonlarında aranan bir kavram değildir. Evde, iş yerinde, sokakta, siyasette ve günlük hayatın her alanında yaşatılması gereken bir değerdir. Adaletin yanında vicdan, vicdanın yanında ise merhamet varsa; işte o zaman güçlü bir toplumdan söz edebiliriz. Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey tam olarak budur.