Şanlıurfa’da son dönemde dikkat çeken, sahada ve fikir dünyasında karşılık bulan bir oluşum var: Şanlıurfa Şûrâsı. Bu yapının başında ise Av. Halil Öncel bulunuyor.

Halil Öncel ismi, Şanlıurfa’da sadece hukuk alanıyla değil; sivil toplum, siyaset ve fikir dünyasıyla da anılan bir isim. Yıllar boyunca birçok sivil toplum kuruluşunda aktif görev almış, sorumluluk üstlenmiş bir isimden söz ediyoruz. Ticaret ve Ekonomi Kulübü’nde Genel Başkan Yardımcılığı yapmış, yaklaşık iki yıl Eyyübiye Belediyesi Başkan Yardımcılığı görevini ifa etmiş bir tecrübe…

C2Fa4Dc1 1Dc5 4Be1 Aeef 4Be9E120D353
Sadece görev almakla kalmamış; düşünmüş, yazmış, üretmiş. Siyaset üzerine kaleme aldığı 6 kitap, yerel ve ulusal televizyon programlarında yaptığı analizler, onun meseleleri yüzeysel değil derinlikli okuduğunu gösteriyor. Bu yönüyle hem sahayı hem masayı bilen bir isim.

C2Fa4Dc1 1Dc5 4Be1 Aeef 4Be9E120D353
Ancak asıl dikkat çeken mesele, Şanlıurfa Şûrâsı’nın ortaya koyduğu vizyon…
Şûrâ kültürü bizim medeniyetimizin temel taşlarından biridir. İstişare, ortak akıl, çoğulcu yaklaşım… Şanlıurfa Şûrâsı da tam olarak bunu hedefliyor. Şehirdeki birçok sivil toplum örgütü başkanını aynı çatı altında toplayan bu yapı, sadece eleştiren değil; teşhis koyan ve reçete yazan bir anlayış ortaya koyuyor.

996Da341 2500 4F66 A256 A7A032Dd09Bc
Aylık toplantılarla şehrin kronikleşmiş sorunlarını masaya yatırıyorlar. Sadece “sorun var” demiyorlar; “çözüm budur” diyerek kamuoyuna net öneriler sunuyorlar. Bu, alışık olduğumuz klasik açıklamalardan farklı bir duruş.

E161Dd49 89B0 459C A0D1 C2Cd5C071938
Son olarak açıklanan Yüksek İstişare Kurulu ise ayrı bir önem taşıyor. Şanlıurfa’daki liyakatli ve üst düzey isimlerden oluşan bu kurul, şehrin hafızasını ve birikimini temsil ediyor. Bu da gösteriyor ki mesele sadece gündelik siyaset değil; kalıcı bir şehir aklı inşa etme çabası.

15D1Df20 4490 4E04 B826 6Fd414F49Fd2
Şanlıurfa’nın en büyük ihtiyacı nedir diye sorsanız, birçok kişi farklı cevap verir. Ama benim cevabım net: Ortak akıl ve samimi istişare.
Eğer şehir, kişisel hesaplardan arınmış; bilgiye, tecrübeye ve liyakate dayalı bir zeminde buluşursa kazanan sadece bir kesim değil, bütün Şanlıurfa olur.
Ve unutmayalım…
Şehirler binalarla değil, fikirle büyür.
Fikir ise istişareyle olgunlaşır.
Saygılarımla