Şanlıurfa’da artık mesele gazetecilik değil… Mesele, karakter meselesidir.
Şanlıurfa’da artık mesele gazetecilik değil…
Mesele, karakter meselesidir.
Ortada bir basın değil,
Adeta kirli bir düzen var.
Kalemini kiraya verenler,
Üç kuruşluk menfaat uğruna kendini satanlar,
Ve sosyal medyada trolleşip gerçekleri boğmaya çalışanlar…
Ben buradayım.
Açık, net ve dimdik.
Kimse kusura bakmasın;
Düne kadar tepsi taşıyanların,
Bugün gazeteci kisvesiyle ortalıkta dolaşmasını
Ben sindiremiyorum.
Çünkü ben bu işi koltuk için değil,
Onur için yapıyorum.
Troller…
Sahte hesapların arkasına saklanıp
Yalanı büyüten, iftirayı yayan,
Üç beş kişinin gözüne girmek için karakterini satanlar…
Siz gazeteci değilsiniz.
Siz sadece gürültüsünüz.
Gazetecilik;
Yüreği olanın işidir.
Kalemi olanın değil, karakteri olanın mesleğidir.
Ben kalemimi eğmedim.
Eğmem de.
Rüzgâra göre yön değiştirenlerden olmadım,
Olmayacağım.
Bugün birilerinin yanında saf tutanlar,
Yarın başka kapılarda bekleyecek…
Ama ben aynı yerde duracağım.
Rahmetli Mustafa Dişli’nin dediği gibi:
"Sahipsiz Urfam için ben ölüm."
Ben de diyorum ki:
Bu şehir artık sahipsiz değil!
Ey sahte gazeteciler…
Ey klavye başı troller…
Ey menfaat kalemleri…
İyi dinleyin:
Bu memlekette artık herkes kimin ne olduğunu biliyor.
Ve o maskeler, bir bir düşecek.
O gün geldiğinde;
Sizin yazdıklarınız değil,
Sattıklarınız konuşulacak.
Benim ise tek sermayem var:
Duruşum.