AK Parti Genel Merkez Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkan Yardımcısı, Cevahir Asuman Yazmacı, Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen 2025 Türkiye Raporu’na sert tepki gösterdi. Yazmacı, raporun gerçeklerden uzak, çifte standartlı ve siyasi saiklerle hazırlandığını söyledi.

Cevahir Asuman Yazmacı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’ye yönelik raporunu eleştirdi. Raporun, Türkiye karşıtı çevrelerin ön yargılarını yansıtan siyasi bir metin olduğunu belirten Yazmacı, “Bu rapor gerçeği değil, ön yargıyı yansıtıyor. Türkiye’nin egemenlik haklarını sorgulayan, bağımsız yargısını hedef alan ve Türkiye-AB ilişkilerindeki olumlu gündemi gölgelemeyi amaçlayan bu yaklaşımı reddediyoruz” dedi.

Raporda Türkiye’nin terörle mücadelesinin görmezden gelindiğini ifade eden Yazmacı, “Terörsüz Türkiye hedefini baltalamaya çalışan, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki meşru haklarımızı yok sayan bu metin, yapıcı diyalogdan uzak siyasi bir yaklaşımın ürünüdür” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın insan hakları ve demokrasi konusunda çifte standart uyguladığını vurgulayan Yazmacı, Batı’nın bu alanlardaki yaklaşımının samimiyetten uzak olduğunu söyledi.

Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken Yazmacı, şunları kaydetti:

“Bu raporu hazırlayanların bize insan hakları ve demokrasi dersi verme lüksü ve meşruiyeti yok. İnsan hakları ve demokrasi konusunda üstenci yaklaşımı benimseyen Avrupalıların önce aynaya bakmaları gerekir. Ukrayna’daki sivil kayıplar karşısında haklı hassasiyet gösterenler, Gazze’de yaşanan insanlık dramı karşısında sessiz kalıyor.”

Şanlıurfaspor’da Mahkemeden Kayyım Talebine Ret Kararı
Şanlıurfaspor’da Mahkemeden Kayyım Talebine Ret Kararı
İçeriği Görüntüle

Bosna’daki Srebrenitsa Katliamı’ndan Myanmar, Filistin, Suriye, Afganistan, Irak, Mısır ve Somali’de yaşanan trajedilere kadar birçok örnekte benzer bir suskunluğun görüldüğünü belirten Yazmacı, Avrupa’nın seçici bir insan hakları anlayışı sergilediğini ifade etti.

Avrupa’da yükselen yabancı düşmanlığı, aşırı sağ hareketler ve göçmenlere yönelik insanlık dışı uygulamaların da görmezden gelindiğini söyleyen Yazmacı, kendi iç sorunlarıyla yüzleşmeyenlerin başka ülkelere demokrasi dersi vermesinin samimiyetle bağdaşmadığını dile getirdi.

Türkiye’nin zor zamanlarda Avrupa için stratejik öneminin yeniden hatırlandığını ifade eden Yazmacı, “Ne zaman göç krizi yaşansa, ne zaman Rusya-Ukrayna savaşı Avrupa’nın güvenliğini tehdit etse, Türkiye bir anda stratejik ortak ve vazgeçilmez müttefik olarak hatırlanıyor” dedi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini karşılıklı saygı ve ortak çıkar temelinde geliştirmeye kararlı olduğunu belirten Yazmacı, “Ancak hiç kimse Türkiye’nin bağımsız yargısına, egemenlik haklarına ve milli iradesine yön vermeye kalkamaz” diye konuştu.

ADALET BAKANI GÜRLEK’E DESTEK

Akın Gürlek’e yönelik eleştirilere de değinen Yazmacı, bağımsız Türk yargısı tarafından yürütülen hukuki süreçlerin çarpıtıldığını savundu.

Yazmacı, “Sayın Bakanımız Akın Gürlek’i yaptırım tehditleri ve mesnetsiz ithamlarla hedef alan yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değil. Hiçbir dış merci, Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı organlarına ve hukuk devletinin işleyişine müdahale etme yetkisine sahip değildir” ifadelerini kullandı.

Yazmacı, Türkiye’nin dün olduğu gibi bugün de mazlumun yanında duracağını ve dış müdahale girişimlerine karşı hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda yoluna devam edeceğini sözlerine ekledi.