Haliliye Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı işte tam da böyle bir anlayışla yol alıyor.

Vakıf Müdürü Abdulkadir Çakmak ve ekibi, yeni hizmet binasında sadece bir kamu kurumu gibi değil; kurumsal aklı, sistemli çalışma disiplini ve insan odaklı yaklaşımı esas alan bir sosyal dayanışma merkezi gibi hizmet veriyor.

Kapıdan içeri adım attığınızda karmaşa değil düzen, belirsizlik değil sistem, mesafe değil samimiyet hissediyorsunuz.
Kurumsallık Lafla Değil, İşle Olur
Devletin şefkat eli olmak kolay değildir. Hele ki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak, onların onurunu zedelemeden destek sunmak büyük bir hassasiyet ister.
Haliliye’de bu hassasiyetin titizlikle korunduğunu görmek sevindirici.
Personeller masa başında evrak bekleyen değil; sahada, vatandaşın kapısını çalan, hâlini soran, gerçekten ihtiyacı yerinde tespit eden bir anlayışla çalışıyor. Sosyal yardımın ruhu da budur zaten: Görmek, anlamak ve dokunmak.
Yardım Değil, Üretime Destek
Aile Destek Merkezi’nde ortaya çıkan tablo ise başlı başına takdire şayan.
İhtiyaç sahibi vatandaşlarımızın el emeğiyle ürettiği ürünler, vakıf tarafından destek amacıyla ücret karşılığında alınıyor. Bu çok kıymetli bir detay.
Çünkü burada sadece yardım yok… Burada emek var. Burada üretim var. Burada insan onurunu koruyan bir model var.
Bir el uzatılıyor ama o el, karşı tarafı edilgen hâle getirmiyor. Aksine üretmeye teşvik ediyor, ayakta durmaya güç veriyor.
Sosyal devlet anlayışı tam olarak budur.
Dayanışmanın Sessiz Kahramanları
Bazen en büyük hizmetler manşetlere çıkmaz. Ama mahalle aralarında, mütevazı binalarda, dosyaların arasında ve kapı kapı dolaşan görevlilerin adımlarında hayat bulur.
Haliliye Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bugün sadece yardım dağıtan bir kurum değil; umudu organize eden, dayanışmayı sistemleştiren bir yapı hâline gelmiş durumda.
Bu şehirde ihtiyaç sahipleri yalnız değilse, Bir anne evladına umutla bakabiliyorsa, Bir aile üretmenin onurunu yaşayabiliyorsa, Orada görünmeyen bir emek, disiplinli bir ekip ve güçlü bir yönetim anlayışı vardır.
Ve hakkı teslim etmek gerekir…
Sosyal yardımı bir lütuf değil, bir sorumluluk olarak gören; kurumsallığı sözde değil özde yaşatan bu anlayış, Haliliye adına kıymetli bir kazanımdır.
Dayanışma büyüdükçe şehir büyür. Şehir büyüdükçe umut çoğalır...




