BİR "GÖNÜL ADAMI"NA VEDA: SAYIN EYYÜP CENAP GÜLPINAR’IN ARDINDAN

​Bazı insanlar vardır; isimleri sadece tabelalarda, makamları sadece protokol koltuklarında kalmaz. Onlar, tevazuları ve duruşlarıyla bir şehrin hafızasına, bir halkın gönlüne mühürlenirler. Şanlıurfa’nın ve Türkiye’nin beyefendi siyasetçisi, merhum Eyyüp Cenap Gülpınar tam da böyle bir isimdi.

​BİR SİYASET ÇINARINDAN KALANLAR

BÜYÜKŞEHİR İLE SİVEREK’TE 40 YILLIK VAHŞİ DEPOLAMA TARİHE KARIŞTI
BÜYÜKŞEHİR İLE SİVEREK’TE 40 YILLIK VAHŞİ DEPOLAMA TARİHE KARIŞTI
İçeriği Görüntüle

​Gülpınar, sadece devletin zirvesinde bakanlık veya Meclis Başkanvekilliği yapmış bir isim değil; aynı zamanda fırtınalı dönemlerde itidalin sesi olmayı başarmış bir devlet adamıydı. Onu tanıyanların dilinden düşmeyen birkaç temel özelliği bugün bile bizlere ders niteliğindedir:

​KAPISININ HERKESE AÇIK OLMASI: Siyasetin sert çehresine inat, her zaman ulaşılabilir oldu. Vatandaşın derdini "kendi derdi" gibi dinlemeyi bildi.

​UZLAŞTIRICI GÜCÜ: Toplumsal barışa olan katkısı ve aşiretler arası dengedeki hakkaniyetli duruşu, bölgedeki huzurun gizli mimarlarından biri olmasını sağladı.

​VAKAR VE TEVAZU: Makamların geçici, dostluğun ve hoş bir sedanın kalıcı olduğunun canlı kanıtıydı.

​ŞANLIURFA’NIN "CENAP ABİSİ"

​Bir vatandaş olarak baktığımızda, ondan geriye kalan en büyük miras; dürüstlükle yoğrulmuş bir siyasi ahlaktır. Siverek’ten Ankara’ya uzanan o uzun yolda, ne köklerinden koptu ne de devletin ciddiyetinden ödün verdi. Sert rüzgarların estiği dönemlerde dahi nezaketini koruması, bugün bizlerin özlemle yad ettiği en nadide özelliğiydi.

​"İNSAN ODUR Kİ; BIRAKIR DÜNYADA BİR ESER, ESERİ OLMAYANIN YERİNDE YELLER ESER."

Sayın ​Eyyüp Cenap Gülpınar, bu dünyadan fiziken ayrılmış olabilir ancak Şanlıurfa’nın topraklarında, insanların dualarında ve Türk siyasetinin dürüst sayfalarında yaşamaya devam ediyor.

​Ruhu şad, mekanı cennet olsun.