11 Nisan 1920, Bin yıllık kardeşliğin, birlik ve beraberliğin sarsılmaz kalesi olan aziz Şanlıurfa’mızın bağımsızlık uğruna gösterdiği eşsiz direnişin, iman dolu mücadelenin ve vatan sevgisinin en güçlü nişanelerinden biridir. Bu kutlu gün, milletimizin esareti asla kabul etmeyeceğinin, birlik ve beraberlik içinde her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğinin tarihi bir göstergesidir.
Şanlıurfa halkı, kadın-erkek, genç-yaşlı demeden yekvücut olmuş; sahip olduğu inanç, cesaret ve kararlılıkla vatanını düşman işgalinden kurtararak tarihe altın harflerle yazılan bir destana imza atmıştır. Bu büyük zafer, sadece Şanlıurfa’nın değil, aziz milletimizin bağımsızlık ruhunun en önemli sembollerinden biri olmuştur.
Bu anlamlı gün vesilesiyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Şanlıurfa’nın kurtuluşunda canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; kahraman gazilerimize saygılarımı sunuyorum.
Bugün bizlere düşen en büyük görev; ecdadımızdan miras aldığımız bu mukaddes vatanı, aynı ruh ve inançla korumak, birlik ve beraberliğimizi daim kılarak gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakmaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, Şanlıurfa’mızın düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, tüm hemşehrilerime sevgi ve saygılarımı sunuyorum.



