banner268

28 Şubat,Demokrasiye vurulan darbe!

Takvim yaprakları 24 Aralık 1995'i gösteriyordu. Genel seçimlerde ipi Refah Partisi göğüsledi. Bu sonuç aynı zamanda REFAH-YOL hükümetine giden sürecin işaret fişeğiydi.

Seçimlerden birinci çıkan Necmettin Erbakan'a başbakanlık yolu açılmıştı. Ancak ordu içerisindeki darbecilerin hesapları başkaydı.

Planın ilk adımı verilen bir gözdağıyla başladı. Dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı başroldeki isimdi. Koalisyon ortaklarına verdiği brifingde konu başlığı "laiklik ve irtica" idi. O günden sonra "irtica" sözcüğü uzun yıllar Türkiye'nin gündeminden hiç düşmedi.

Aczimendiler, Fadime Şahin-Müslüm Gündüz olayları... Tertiplenen tüm bu oyunlar planlanan darbeye zemin hazırlamak içindi. "Bir kısım medya" da sürece destek oldu. Manşetlerin her birinde "postal" izi vardı. Başbakan Erbakan'ın kanaat önderlerine verdiği yemek ise darbe heveslilerinin iştahını kabarttı.

Ve Kudüs gecesi... Sincan Belediyesinin düzenlediği Kudüs gecesi darbeciler açısından bardağı taşıran son damla oldu. O geceden 76 saat sonra Sincan sokaklarında tanklar görüldü. Aslında duyulan tank değil darbenin ayak sesleriydi.

Süreç geri dönülmez bir hal almıştı. Darbe sözcüğü artık kapalı kapılar ardında değil, açık açık telaffuz ediliyordu. 28 Şubat 1997'de Çankaya Köşkü o güne kadarki en uzun Milli Güvenlik Kurulu toplantısına ev sahipliği yaptı.

Sivil ve askeri kanat masada karşı karşıyaydı. Kuruldan 18 maddelik sert bir bildiri çıktı, son söz Erbakan'daydı. Dayatmaları elinin tersiyle itti, bildiriyi imzalamadı. Ama günün sonunda kazanan darbeciler, kaybeden demokrasi oldu.

Sıra REFAH-YOL hükumetinin düşürülmesine gelmişti, devreye yargı sokuldu. Refah Partisi'nin kapatılması istemiyle dava açıldı. Necmettin Erbakan, görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

İstifa açıklamasının ardından Çankaya Köşkü hiç olmadığı kadar hareketliydi. Cumhurbaşkanı Demirel’in hükumeti kurma görevini kime vereceği Ankara’da cevap arayan soruydu. Görev Tansu Çiller yerine ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın oldu.

Darbe senaryosunda ikinci perde yeni aralanıyordu, hedefte başörtüsü vardı. Üniversitelerde kurulan ikna odaları vicdanları sızlattı. Başörtülü öğrenciler okullara alınmadı.

FETÖ de sürece en net desteğini bu noktada verdi. Terörist elebaşı Gülen "başörtüsü füruattır" yani teferruattır diyerek darbecilerin ekmeğine yağ sürdü.

Yüksek Askeri Şura kararlarıyla 272 personel ordudan ihraç edildi. Darbeye karşı duran gazeteciler, STK temsilcileri Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılandı.
Firmalar kara listeye alındı. Darbecilere göre o süreç "bin yıl" sürecekti ancak hesapları tutmadı. Milli irade demokrasiye sahip çıktı. Normalleşme süreci hızla tamamlandı.

Sıra darbecilerin yargılanmasındaydı. 15 yıl sonra dönemin aktörleri hakim karşısına çıktı. FETÖ'nün bütün sulandırma çabalarına rağmen 21 sanığa müebbet hapis cezası verildi.

Türkiye'de demokrasi tarihinin kara lekesi 28 Şubat, milyonlarca insanı mağdur etti. İşte rakamlarla 28 Şubat bilançosu:
Yaklaşık 10 yıl devam eden süreçte 600 bin başörtülü öğrenci, okullara ve üniversiteye gidemedi. Katsayı engeli nedeniyle 14 milyon meslek lisesi öğrencisi, istediği üniversitede eğitim göremedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nden 1990-2011 arasında "irtica" suçlamasıyla YAŞ kararları sonucu 1635 personel atıldı.
İstifa eden öğretmen sayısı 1997-2001'de yaklaşık 11 bin oldu. Aynı dönemde 3 bin 527 öğretmenin görevine son verildi.

Kılık kıyafet ya da fişlemeler nedeniyle 33 bin 271 öğretmen hakkında disiplin soruşturması yürütüldü, 11 bin 890 öğretmen de memurluktan çıkarılmadan disiplin cezası aldı.
28 Şubat sürecinde 4 bin 625 MEB personeli fişlendi. 2 bin 639 kamu personeli irticayla ilişkili görüldü.
418 öğretim görevlisi, 949 öğretmen irticacı olarak fişlendi. İrtica gerekçesiyle 210 vali ya da kaymakam hakkında rapor tanzim edildi.

28 Şubat ve sonrasındaki 2001 krizinin oluşturduğu kara deliği kapatmak için ödenen toplam meblağ 251 milyar 563 milyon liraydı. Bu sürecin sebep olduğu toplam ekonomik zarar ise 381 milyar dolar olarak hesaplandı.
71 kaymakam görevinden el çektirildi. 331 emniyet mensubu hakkında inceleme başlatıldı. 53 emniyet görevlisine idari ceza verildi.
İrtica gerekçesiyle 396 Diyanet personeli disiplin cezası alırken 128 görevli meslekten atıldı.
139 yükseköğretim kurumları personeli, kılık kıyafet yasağı nedeniyle kamu görevinden çıkarıldı.
İrticai faaliyette bulunduğu gerekçesiyle kapatılan 21 vakfın 187 taşınmazına el konuldu.

Anahtar Kelimeler:
Darbe28 şubat
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner270

banner269