Vah Hâline…
Bu ülkede ağa olmak zor değil.
Patron olmak, servet sahibi olmak da öyle…
Bir şekilde güç elde edersin, insanlar etrafında toplanır, adın “kanaat önderi” diye anılır.
Ama asıl mesele bu değildir.
Asıl mesele, o gücün içinde insan kalabilmektir.
Asıl mesele, elindeki imkân büyüdükçe yüreğinin de büyüyüp büyümediğidir.
Çünkü merhamet yoksa, sahip olduklarının hiçbir anlamı yoktur.
Kalbin taş kesildiyse, dilin ne kadar tatlı olursa olsun boşuna…
İnsanların önünde eğildiği bir makamın olabilir ama mazlumun gözünde yerin yoksa, o makam sadece bir yükten ibarettir.
Bugün öyle bir zamandayız ki;
İnsanlar zenginliğe bakıyor ama vicdana bakmıyor.
Makama bakıyor ama merhameti sorgulamıyor.
Oysa hayatın terazisi çok daha farklı tartar insanı…
Bir garibin duasını almak, bazen en büyük servetten daha kıymetlidir.
Ama bir garibin ahını almak…
İşte o, insanın ömrü boyunca taşıyacağı en ağır yüktür.
Unutulmamalıdır ki;
Allah’ı unutan, aslında kendini unutur.
Merhameti kaybeden, insanlığını kaybeder.
Ve bir gün gelir, sahip olduğu her şeyin içinde en fakir insan hâline düşer.
Ağa olabilirsin…
Patron olabilirsin…
Çok zengin olabilirsin…
Ama eğer merhametin yoksa,
Eğer Allah’ı unuttuysan,
Eğer bir garibin bedduasını aldıysan…
İşte o zaman, asıl vah hâline.