Görev yaptığı her kademede devletine sadakatiyle, vatanına bağlılığıyla ve milletine olan derin sevgisiyle iz bırakmış bir komutandır.
Üniformayı yalnızca bir görev değil, bir emanet bilmiş; makamı güç için değil, hizmet için taşımıştır. Bugün emekli… Ama hayattan, memleketten ve insanlardan emekli değil. Kabuğuna çekilenlerden olmadı. Tam aksine, Şanlıurfa Vakfı Başkanlığı görevini üstlenerek hizmetini başka bir cephede sürdürmeye devam etti. Garip-gurabanın, fakir-fukaranın kapısını çaldığı; öğrencilerin umutla adını andığı bir gönül insanı olarak yeniden sahaya indi. Ankara’da yaşıyor olabilir ama kalbi Şanlıurfa’da atıyor. Her meselede Urfa’nın derdiyle dertlenen, sevincini paylaşan bir nefer gibi… Resmî sıfatlardan çok, samimiyetiyle var olan; gösterişten uzak, sessiz ama derin izler bırakan bir duruş sergiliyor. Mustafa Kemal Alataş, rütbelerin ötesinde bir şahsiyeti temsil ediyor. Çünkü bazı insanlar emekli olur ama hizmetleri asla emekli olmaz. Bazı isimler vardır; bulundukları yeri yüceltir, yaşadıkları şehre değer katar. Ankara’da Şanlıurfa’nın gururu, Şanlıurfa’da ise vefanın adı olarak anılan bir isimdir Mustafa Kemal Alataş. Ve son söz ; Bu şehir, kendisini unutmayanları asla unutmaz.... Saygılarımla