Kasapların tartışmasında koyunların taraf olması, koyunların akıbetini değiştirmez. Çünkü sonuçta kesilen yine koyundur.
Siyasette de hayatın birçok alanında da benzer manzaralara şahit oluyoruz. Güç sahipleri kendi hesaplarını yaparken, kendi mücadelelerini verirken, çoğu zaman onların kavgasına taraf olanlar aslında kendi geleceklerini riske attıklarının farkına varmazlar.
Atalarımız boşuna "Filler tepişir, çimenler ezilir" dememiştir. Güç savaşlarının galibi değişebilir, makamlar el değiştirebilir, dengeler bir gecede tersine dönebilir. Ancak o savaşın ortasında kendini sorgulamadan bir tarafın askeri haline getirenler, günün sonunda mesleğini, itibarını ve geleceğini kaybedebilir.
Özellikle siyaset çevresinde dolaşanların unutmaması gereken bir gerçek vardır: İnsanlar gelip geçer, makamlar değişir, koltuklar el değiştirir. Ama insanın karakteri, duruşu ve mesleki itibarı ömür boyu onunla kalır. Bugün alkış tutulan yanlışlar, yarın en büyük pişmanlığa dönüşebilir.
Bir kişinin hırsı uğruna başkalarının geleceğini ateşe atmak ne kadar yanlışsa, başkasının hesabına kendi geleceğini feda etmek de o kadar yanlıştır. Çünkü siyasette kalıcı olan kişiler değil, sonuçlardır. O sonuçların bedelini ise çoğu zaman karar vericiler değil, onların peşinden sorgusuz gidenler öder.
Bu yüzden akıl sahibi insan, kişiler arasında değil ilkeler arasında taraf olur. Makamların gölgesine değil, vicdanının sesine sığınır. Çünkü gün gelir güç değişir, dengeler değişir, dost görünenler değişir; fakat kaybedilen itibarın telafisi her zaman mümkün olmaz.
Unutulmamalıdır ki; başkalarının kavgasında taraf olmak kolaydır, zor olan kendi duruşunu koruyabilmektir.
Saygılarımla