Bazı dönemler vardır; takvim yapraklarında değil, halkın hafızasında yer eder. Hilvan’da Aslan Ali Bayık’ın belediye başkanlığı dönemi işte tam da böyle bir dönemdi. Sessiz ama derin, gösterişsiz ama kalıcı hizmetlerin adıdır o yıllar.
Hilvan, uzun süre ihmal edilmişliğin gölgesinde yaşamış bir ilçeydi. Sorunlar birikmiş, beklentiler ertelenmişti. Aslan Ali Bayık, bu tabloyu değiştirmek için koltuğa değil, sorumluluğa talip oldu. Belediyeciliği masa başından değil, sokaktan okudu. Tozu, çamuru, yolu, suyu yerinde gördü.
Altyapıdan üstyapıya, sosyal belediyecilikten şehir düzenine kadar atılan adımlar, Hilvan’da ilk kez “yarın” duygusunu yeşertti. Yapılan her hizmet, günlük siyasetin değil, uzun vadeli düşüncenin ürünüydü. Hilvan’da taş yerine umut döşendi; betonla birlikte güven inşa edildi.
Aslan Ali Bayık’ın en büyük başarısı belki de şuydu: Belediye kapılarını halka kapatmadı. Makamı yüksek, gönlü uzak bir başkan olmadı. Vatandaşın derdini dinleyen, eleştiriden kaçmayan, sorumluluktan saklanmayan bir duruş sergiledi. Hilvan’da belediye, ilk kez halkın evi gibi hissedildi.
Bugün Hilvan’ın sokaklarında gezerken görülen birçok hizmet, bir dönemin sessiz ama kararlı emeğinin izlerini taşır. Tarih, bazen büyük laflarla değil; yapılan işle, tutulan sözle yazılır. Aslan Ali Bayık’ın Hilvan’a bıraktığı miras da tam olarak budur.
Ve bazı isimler vardır; görevleri biter ama hizmetleri bitmez. Hilvan bunu iyi bilir..