Bu yolda bedel de ödedim.
Yeri geldi istenmeyen adam oldum, kapılar yüzüme kapandı.
Yeri geldi takdir edildim, “iyi ki varsın” diyenlerin duasını aldım.
Ama hiçbir zaman kalemimi kişisel çıkarlar uğruna kullanmadım, kullanmam da.
Birileri rahatsız oldu, evet.
Geçmişte devlete sızmış, makamı kirletmiş, millete ihanet etmiş yapıları ve isimleri yazdım. Görmezden gelmedim, susmadım. FETÖ ile iltisaklı olan valileri, kurum amirlerini deşifre ettiğimde, onların kâbusu oldum. Çünkü gerçek, en çok karanlığı korkutur.
Benim kalemim tehditten, yalnızlıktan, baskıdan korkmadı.
Çünkü bu kalem bir zümrenin değil, halkın kalemidir.
Çünkü bu kalem, gücünü makamdan değil, vicdandan alır.
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu net söylüyorum:
Yanlış yapanlar beni sevmedi, doğruyu bekleyenler beni sahiplendi.
Bu bana yeter.
Hasan Köseler,
Alkışa göre yazmadı, rüzgâra göre yön değiştirmedi.
Dün neyse bugün de odur.
Ve kalemi, dün olduğu gibi bugün de halkın menfaati için yazmaya devam edecektir.
Bu böyle biline...