SİYASET

Halkın Emanetiyle Küresel Masalarda

Uluslararası siyasette bazı isimler vardır; koltukta oturur. Bazıları vardır; görevini yapar. Bazıları ise milletinin vicdanını taşır. Prof. Dr. Abdurrahim Dusak’ı farklı kılan tam da budur: O, sadece bir milletvekili değil; halkın emanetini sınırların ötesine taşıyan bir temsil anlayışının adıdır.

57 Ülkenin Sorumluluğunu Taşıyan Bir İrade

İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamenterler Birliği çatısı altında yürüttüğü görev, sıradan bir diplomasi trafiği değildir. 57 İslam ülkesinin ortak meselelerinde söz almak; mazlumun hakkını savunmak, azınlıkların sesini duyurmak ve adalet çağrısını uluslararası platformlara taşımak demektir.
Müslüman azınlıkların eğitim hakkı, dini özgürlüğü, sosyal ve ekonomik şartları… İslamofobiyle mücadele… Bunlar kuru başlıklar değil; dünyanın dört bir yanında sesi kısılmaya çalışılan insanların hayatıdır. Ve o hayatların savunuculuğunu yapmak, gerçek anlamda “halkın vekili” olmayı gerektirir.

Diplomasi Masasında Cesur Bir Ses...

Diplomasi çoğu zaman ölçülü cümleler sanatıdır.
Ama bazı anlar vardır ki, ölçü değil cesaret konuşur.
Birleşmiş Milletler çatısı altında yapılan bir toplantıda, resmi gündemde olmamasına rağmen Filistin meselesini dile getirmek; yalnızca bir siyasi refleks değil, bir vicdan duruşudur. İsrail’in uygulamalarına yönelik açık ve net eleştiriler, Türkiye’nin mazlumdan yana olan çizgisinin parlamenter düzeydeki yansımasıdır.


Bu tavır, temsil ettiği milletin karakterini yansıtır. Çünkü bu topraklar, tarih boyunca haksızlık karşısında susmamayı öğütlemiştir.

Akademik Derinlik, Siyasi Duruş

Prof. Dr. Dusak’ın akademik kimliği, sözlerine ağırlık kazandırıyor. Uluslararası meseleleri tarihsel ve hukuki boyutlarıyla ele alabilmesi, onu yalnızca konuşan değil; analiz eden, çözüm üreten bir aktör hâline getiriyor.


Diplomasi sadece el sıkışmak değildir.
Diplomasi; bilgi, vizyon ve ahlaki duruştur.
Ve bu üçü bir araya geldiğinde ortaya kuru bir temsil değil, itibarlı bir duruş çıkar.

Ankara’dan Sahaya, Sahadan Dünyaya

Bir yanda TBMM’de yasama çalışmaları, diğer yanda uluslararası temaslar… Ama en önemlisi; sahayla bağın kopmaması.
Sağlık yatırımları, eğitim projeleri, sosyal kalkınma adımları… Halkın gündemi neyse, onun da gündemi o. Çünkü gerçek vekâlet, sadece kürsüde değil; sokakta, mahallede, hastane koridorunda, okul bahçesinde hissedilir.

Son Söz

Bugün dünya güç yarışının içinde savrulurken, ilke sahibi temsilcilere daha çok ihtiyaç var.
Prof. Dr. Abdurrahim Dusak’ın yürüttüğü çalışmalar;
Küresel parlamenter diplomasi,
Müslüman azınlıkların hak savunuculuğu,
Yerel kalkınma odaklı hizmet anlayışı
ekseninde şekilleniyor.
Ama bütün bunların ötesinde bir sıfat var ki en kıymetlisi odur:

Halkın vekili.

Çünkü gerçek temsil, makamla değil; milletin duasıyla büyür...