Asıl Mesele Başkan Olmak Değil, İnsan Kalabilmek!

Bazı insanlar vardır, görevdeyken yaptıkları sıradan görülür, söyledikleri fazla önemsenmez. Ama aradan zaman geçer, o insanın yokluğu daha çok hissedilir. İşte Mehmet Ekinci de böyle bir isim.

Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesi kurulurken, ilçenin ilk Belediye Başkanı olarak görev yapan Mehmet Ekinci; sadece makamda oturan bir başkan olmadı. İnsanlara dokundu, dertlerini dinledi, kapısını herkese açık tuttu. En önemlisi de merhameti ve insanlara yaklaşımıyla gönüllerde yer edindi.

Bugün bakıyorum, Eyübiye’de kime Mehmet Ekinci’yi sorsanız, mutlaka bir sözü var.

“İyi adamdı…”

“İnsanları dinlerdi…”

“Fakirin, garibanın yanında olurdu…”

Hatta daha da anlamlı bir cümle duyuyorum:

“Biz Mehmet Ekinci’nin kıymetini bilemedik.”

İşte insanın yüreğine dokunan söz budur.

Çünkü insanın gerçek kıymeti, yanında olduğu zaman değil, arkasından konuşulduğu zaman belli olur. Makamlar gelir geçer, koltuklar değişir, isimler unutulur. Ama insanın gönülde bıraktığı iz kolay kolay silinmez.

Mehmet Ekinci’nin bugün aranan tarafı da sadece belediye başkanlığı değildir.

Onun insanlığıdır.

Duruşudur.

Merhametidir.

Garibin yanında oluşudur.

Kimseye tepeden bakmayışıdır.

Belki de bugün birçok insanın özlediği tam olarak budur.

Şehirlerin sadece asfaltla, kaldırım taşlarıyla, binalarla büyümediğini hepimiz biliyoruz. Bir şehri asıl büyüten, insanına verilen değerdir. Başkanlık makamında oturup halkın derdini dinlemek başka, halkın derdini kendi derdi bilmek başkadır.

Mehmet Ekinci dönemini bugün konuşanların ortak noktası da burada birleşiyor.

“Keşke kıymetini o zaman daha iyi bilseydik.”

Ama hayat böyle…

Bazı insanların değerini, yanımızdayken değil; aramızdan çekildiklerinde daha iyi anlıyoruz.

Bugün Mehmet Ekinci’yi arayanlar aslında sadece bir belediye başkanını aramıyor.

Bir duruşu, bir anlayışı, bir insanlık örneğini arıyor.

Ve galiba bu hikâyenin bize verdiği en büyük ders şu:

Makam insanı büyütmez. İnsan, makamı büyütür.

Mehmet Ekinci’nin bıraktığı iz de tam burada saklı.

Zaman geçer, görevler biter, tabelalar değişir…

Ama halkın gönlünde yer etmiş bir insanı, ne makam unutturur ne de zaman.

Son söz!

insanların gönlüne girenler, görevleri bitince değil; yıllar sonra bile hatırlanır...