banner119

Erin, “herkesin görevini hakkıyla yapması gerekir”

Şanlıurfa’nın sahip olduğu çok büyük insan kaynağı ve ekonomik potansiyeliyle hak ettiği kalkınmayı yakalayabileceğini gözlemlediğini kaydeden Vali Erin, “Bunun için herkesin görevini hakkıyla yapması gerekir” dedi.

Karaköprü muhtarlarıyla istişare toplantısı gerçekleştiren Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, toplumun her kesimiyle olduğu gibi fırsat buldukça muhtarlarla da bir araya gelerek istaşare etmeye gayret ettiklerini belirterek, bu toplantıların devamını sağlayacaklarını söyledi.

Muhtar toplantılarının çok faydalı olacağına inandığını dile getiren Vali Erin, zamanının belli bir kısmını mahallelerin sorumlusu olan muhtarlarla bir araya gelmenin, istişare etmenin son derece faydalı olacağını değerlendirerek, toplantıların samimi ortamda gerçekleştirilmesine önem verdiğini kaydetti.

Bir yandan muhtarlarla bir araya gelirken, diğer yandan sanayiciler, ekonomik kalkınmayı icra edecek meslek kuruluşları, STK temsilcileri ve toplumun her kesimi ile diyalog içinde olmaya, görüş alışverişinde bulunmaya önem vererek fikir ve görüşlerinden istifade etme düşüncesiyle bir arada olmaya devam edeceklerini belirten Vali Erin, “Zaman buldukça doğrudan vatandaşla da irtibat içinde oluyoruz. Gece gündüz demeden, mahallelerimizde, ilçelerimizde, en ücra köşedeki vatandaşımız, esnafımız, köylümüzle, kendi halindeki insanımızla muhabbet etmenin, onlara ulaşmanın, sorunlarını dinleyip çare bulmanın gayreti içinde bulunuyoruz. İki buçuk aylık süreyi bu şekilde değerlendirmeye gayret ettik. Gecenin geç saatlerinde de olsa arkadaşlarımızla beraber mahallelerimizde, sokaklarımızda esnafımızla, vatandaşımızla bir araya gelmeye gayret ettik. Toplumu rahatsız eden, toplumun taleplerini dinlemeye, o doğrultuda kamu yatırımları ve planlamalarına yön vermeye çaba sarfediyoruz” dedi.

ÇOK KRİTİK BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ

Konuşmasında, uluslararası gelişmelere de değinen Vali Erin, “Bu gelişmelerin Türkiye’yi etkileme potansiyelini hep birlikte izliyoruz ve bunu sizlerle değerlendirme imkanına sahibiz. Çok kritik bir dönemden geçtiğimizi hepimiz değerlendiriyoruz. Çok açık ve net şekilde, 100 yıl önce Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla, Çerkeziyle büyük bir mücadele ve fedakarlık vererek tam özgür ve bağımsız kıldığımız bu vatan topraklarının tekrar yüz yıl önceki hesapları devreye koymak suretiyle bölmeye, parçalamaya, ayaklarının üzerinde duramaz hale getirmeye yönelik, nereden beslendiği, nereden planlandığını çok iyi bildiğimiz bir oyunun sergilenmekte olduğunu biliyoruz. Bu kadar kritik bir aşamada bizlerin öncelikle dikkat etmemiz ve günlük hayatımızda sürekli gündemde tutmamız gereken bir husus vardır. Bu da kardeşliğimizin devamıdır. Birbirimize daha çok sarılmamız, birbirimize daha çok destek olmamız gereklidir. Bu olmazsa olmazımızdır. Hür, özgür ve bağımsız şekilde bu topraklarda ayaklarımızın üstünde durabilmenin, bu topraklara ve bu millete yönelmiş

saldırılara üstün gelebilmenin, geriye püskürtebilmenin olmazsa olmaz koşulu; her türlü münakaşayı, her türlü kısırdöngü ve çekişmeyi bir tarafa bırakmak suretiyle, uyanık bir şekilde birbirimizi daha çok severek, birbirimize daha çok sarılarak, bir olmanın zamanının bugün olduğunu bilmek ve idrakinde olmak gerekiyor” şeklinde konuştu.

550 BİN SURİYELİ BARINDIRIYORUZ

Şanlıurfa’da 550 bin Suriyeli’nin barındığını ve bunun getirdiği bir yükün olduğunu ifade eden Vali Erin, konuşmasında şunları söyledi: Bunun bir yükü var. Ama bu yükü özverili ve fedakar şekilde paylaşan tüm Şanlıurfalı kardeşlerim, hemşehrilerim ve onlara yardım eli uzatılmasında öncü rol üstlenmiş muhtarlarımıza gerçekten minnet ve şükran duygularımızı iletmek gerekiyor. Nüfusun neredeyse üçte biri oranında, hiç beklenmedik bir sayıda insanı burada ağırlayan ve bugüne kadar sorunsuz şekilde bunu devam ettiren halkımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza, muhtarlarımıza, siyasetçilerimize ve yerel yöneticilerimize minnet ve şükran borçluyuz. Yalnız şunu da çok yakından izliyor ve biliyorsunuz. Bir şekilde Suriye’den, evinden barkından, çoluğundan çocuğundan edilmiş insanları hemen yanıbaşımızda, oturduğumuz evlerin yanında ve bir kısmını da çadır kentlerde ağırlıyoruz. Vatansız olmanın, topraksız olmanın, özgür bir şekilde yaşayabileceği, düşüncesini ifade edebileceği ve hayatını ikame edeceği topraktan yoksun olmanın ne demek olduğunu en iyi anlayabilecek olanlar yine Şanlıurfalı kardeşlerim, hemşehrilerimdir. Çünkü attığınız her adımda kendini, kendi topraklarında hür ve bağımsız hissetme duygusundan, dolaysıyla insanca kendi vatanında bağımsız bir şekilde yaşama özelliğinden yoksun olan, hemen her adımda karşılaştığımız insanlar var. Bu sadece Suriye’de mi yaşandı. Hatırlamakta fayda var. Bu dalga, sadece Suriye’de olup biten bir şey değil. Bu aslında kırk senedir, PKK terör örgütü başta olmak üzere, diğer bütün terör örgütlerini bu milletin, bu kutsal toprakların üzerine salan zihniyetin ve güçlerin öteden beri planlaya geldikleri ve parça parça dağıtarak planlarını işlettikleri bir akılla karşı karşıyadır. Libya’dan, Mısır’dan, Suriye’den, Katar’dan Yemen’e, Afganistan’a ve Pakistan’a uzanan, ismini zikretmeye gerek olmayan, bugün dünyayı yönetme iddiasında olan ve dünyanın dört bir tarafını karıştıran güçlerin ortaya koyduğu oyunun bir parçası olduğunu hepimiz biliyoruz.

TÜRKİYE’NİN BÜYÜMESİ DEVAM EDİYOR

Konuşmasında, Orta Doğu’daki kaosa ve ülkemize yönelik tehditlere de dikkat çeken Vali Erin, şöyle devam etti: Bir hat boyunca uzanan ve müslüman kardeşlerimizin yaşadığı bölgeleri istikrarsızlaştırmaya çalışan, bunun sonunda güçsüz duruma düşürdükleri, küçük küçük ve yönlendirebilecekleri ülkeler icat etmeye çalışıyorlar. Bunun Suriye’de bitmeyeceğini, onların düşünceleri ve planlarının olduğunu onlar da biz de biliyoruz. Nihai hedef, Irak’a yaşattıklarını, Mısır’a, Libya’ya, Suriye’ye yaşattıklarını yüzde yüz emin olun ki bu topraklardaki insanlara da yaşatmak istiyorlar. Böyle bir tehditle karşı karşıyayız. Bunu hem dışarıdan kiraladıkları ve sürekli silah pompaladıkları, terör örgütleri olarak nitelediğimiz kesimleri güçlendirme suretiyle yapmaya çalışırken öbür taraftan da 15 Temmuz’da olduğu gibi içerideki hainleri de besleyerek bu amaca hizmet ettirmeye çalışıyorlar. Biz 15 Temmuz’u Cenab-ı Allah’ın yardımı, Cumhurbaşkanımızın dirayeti ve halkımızın kahramanlığıyla atlattık. Ancak bunun 15 Temmuz ile kalmayacağını, bunun devam edeceğini, buna hazırlıklı olmamız gerektiğini, gelebilecek daha geniş ve kapsamlı, insanlıktan nasibini almamış olanların, insanlıktan nasibini almamış yöntemlerle tekrar üzerimize saldırabileceklerini bilerek, hepimizin yekvücut, dimdik ayakta durabilme gücünü kendimizde bulmamız gerektiğini Cumhurbaşkanımız da ve onun mahiyetinde çalışan idareciler olarak bizler de her vesile ile ifade ediyoruz.

Anahtar Kelimeler:
şanlıurfa
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner17